22 06 2015

Bensay'dan Sözcükler

Bu çalışma, aşağıda önerilen sözcükler dışında kullanılabilecek başka bir sözcük bulunmadığını savlamamaktadır.

 

-A-

Açak: Vana, valf

Açarca: Pin kodu, parola, password

Açarcı: Çilingir, anahtarcı (açar=anahtar)

Açıketmek, bilinirlemek: Deşifre etmek

Açıkgiyi: Dekolte

Acıyasılık: İnsaf

Açkın: Ferah

Afallak: Şok, şoke

Ağaçlık korusu: Arboretum

Ağileti, a-ileti: e-posta, e-mail, e-mesaj

Ağmal: Kubbe

Ağsalıncak: Hamak

Ahsınma, ahsama, ahsarlık: Pişmanlık, nedamet

Akçe koçanı: Cüzdan (akçe=para)

Akçelem: Finans, maliye

Akçelemleme: Finansman

Akışdüzenleyici: Dedantör

Akımcak: Akü, pil, batarya

Akınım: Debi

Aklanca: Kefaret

Aklanç: Helal

Ak tasar: İyi niyet, hüsnüniyet

Akyazık: Sevap

Alabezemik: Mozaik

Alacak-satacak: Mal, meta, emtia

Alapişik, azpişik: Rafadan, alakok

Alasırça: Vitray (sırça=cam)

Al aldatı: Hile hurda (al=hile)

Alanak: Haraç

Ala tını(lı): Detone

Alcı, aldatmacacı: Hileci, hilekar, hilebaz, üç kağıtçı, hokkabaz

Alımsatım: Ticaret

Alımsatımcı: Tacir, tüccar

Alımsatımevi: Ticarethane

Alısatı: Piyasa

Alışıntı, yinelemece: Rutin

Alışverişevi: Market

Alışverişlik: Çarşı

Alkışlanası, övülesi, beğenilesi: Takdire şayan

Allamaç: Makyaj

Allamaççı/Allaman: Makyöz

Altakaç: Kanalizasyon, lağım

Altakar: Foseptik

Altman: Temel, baz, elementer, esas

Altsaklak: Mahzen (saklak=depo, ambar)

Alver: Pazar, semt pazarı

Alverlik yapmak: Pazarlık yapmak

Ambidekster: İki elcil

Anımsatman: Suflör

Arabayapım: Otomotiv

Arınç yununç: Püripak, tertemiz (arınç=temiz, yunmak=yıkanmak)

Arışık: Steril

Arkışkonağı: Kervansaray

Artıçekim: Negatif (fotoğrafçılık)

Artıdan: Ekstra

Artkın: Fazla

Asanak: Darağacı, idam sehpası

Astınlık: Dezavantaj

Aşmaca: Rekor

Aşman: Rekortmen

Atacak: Zar (tavla vb.de)

Atadaş: Akraba, hısım

Atyarışlığı: Hipodrom

Ayakkabıcak: Galoş

Ayak yüzgeci: Palet

Aydıncıl birikim: Entelektüel birikim

Aydınlanışma: Rönesans

Aydınsı: Entel

Ayılsar: Mahmur

Ayırtımlı: Furkan, mümeyyiz

Ayırtlayıcı: Karakteristik, tipik

Ayrışım giderici: Emülgatör

Az kimseli: Tenha

Azmantı: Dev

-B-

Bağımlanmak: Angaje olmak

Bağışıkalmaz, bağışıkalmazlık: AİDS

Bağlatı: Blokaj (bankacılık)

Bağrabasık: Rahmetli, merhum

Bağrabasma, Rahmet, rahim

Bağrabasan: Rahim, rahman

Bağrıkatı: Gaddar

Bakıp izlemece: Seyran

Balıklık: Akvaryum

Barıncak: Kulübe, baraka

Basamaklık: Merdiven

Baskıerki: Faşizm

Basmaç: Tuş, buton

Bastırmık: Tost

Başageldik: Musibet

Başarağanlık: Dirayet

Başarsama: Azim, hırs

Başeğmez: Mağrur, gururlu

Başerk: İktidar

Başıncılık: Şampiyonluk, şampiyona

Bayeş: Kavalye (dans)

Bayaneş: Dam

Bayanlarlık: Haremlik

Baylarlık: Selamlık

Baylık bayanlık: Haremlik selamlık

Beğensime: İltifat

Bekley: Standby (konumu)

Belirlek: Mihenk

Belirleyicilik: İnisiyatif

Belirtki: İbare

Bellem: Ezber

Bellemen: Hafız

Bellemlik: Not, ezber edilecek nen (nen=şey)

Bellemlikçe: Bloknot

Bellemsöz: Parola

Berice…ötece: Hem…hem (örn: berice nalına, ötece mıhına)

Berkit: Kilit

Besince: Diyet, rejim

Betimkurgu: Koreografi

Betikyurdu: Kütüphane (betik=kitap)

Betinek: Tuval

Betinti: Desen

Betizcil: Pitoresk (betiz=resim)

Betizçizer: Ressam

Betizleği: Tablo

Beyliklenme: Meydan okuma, rest

Beymen: Centilmen, beyefendi

Bırakınma: Terk

Bırakıntı, bırakıldık: Metruk

Biçimbeti: Tangram

Biçimce: Format, şablon

Biçimsel yükümlülük: Formalite

Bile bilelik: Kasıt

Bileğen: Vakıf

Bileğenlik: Vukuf

Binbilen, çoklu bilgin: Hezarfen, polymath

Bingit: Taksi

Bir dahalama: Bis (tiyatro, konser)

Birce birce: Tane tane

Bireydaş korunma: Sivil savunma

Bireydaş toplum kuruluşu: Sivil toplum kuruluşu

Birikenek: Fon, sandık (yardım fonu, emekli sandığı türünden)

Biriktireç: Kumbara

Bitkiselci : Vegan

Boyartop: Paintball

Boyunbiçer: Giyotin

Boyun eğerlik: Teslimiyet

Bozut: Fesih

Böcekkıran: Böcek ilacı, haşerat ilacı

Bölenek, bölöde: Taksit

Buğulaş: Nem (havadaki)

Bulaşı: Enfeksiyon

Bulaşıkıran: Dezenfektan 

Bulaşıkyıkar: Bulaşık makinesi

Bulguç: Kaşif

Burcu işi: Itriyat, parfümeri

Buyra: Maiyet

Buyrukbaş:İtaatsiz, serseri

Buyrukerki: Diktatörlük, dikta rejimi

Buyrukerkil: Diktatöryal

Buz kayağı: Buz pateni

Bükünme: Rüku

Büyüklengiç: Megaloman

Büyültücü: Mikroskop

-C-

Cıncıkkonur: Büfe (cıncık=züccaciye)

-Ç-

Çağırman: Mübaşir

Çakıncak: Flaşör

Çakırmut: Çakırkeyif

Çalarga: Klavye (çalgılarda)

Çalışka: Vardiya, posta

Çalışmacasız: Tembel

Çalışmaevi: Ofis, büro

Çalıştırak: Jeton

Çamura girinme: Çamur banyosu

Çarpılama: İptal etme

Çarpıt: Kaza

Çatışmakes: Mütareke, ateşkes

Çelgi: Bariyer

Çekimbilim: Manyetizma

Çekimcek: Mıknatıs

Çekimevi: Stüdyo

Çekimsellik, çekimsel güç: Manyetizma

Çekinisiz: Laubali

Çekişmece: Cebelleşme, cedelleşme, becelleşme

Çekmecelik: Şifonyer, komodin

Çekmeev: Karavan

Çelerine: Çapraz, verev

Çemkirişme: Kavga

Çenelek: Çenebaz, lafazan

Çevreldüzen: Ekosistem

Çevrenek: Çerçeve

Çıkargüdüm: Lobi

Çıkartka: Matrah

Çevregöz: Periskop

Çıplakçılık: Nüdizm

Çisem ayı: Mayıs ayı

Çiyelti: Nem, rutubet

Çizelti: Harita

Çiziktiri: Karikatür

Çocuklara bırakmalık: Evladiyelik

Çoklaşalık: Kalabalık

Çukuruk: Gamze

-D-

Dağdelen, delen: Tünel

Dağıtkı: Fesih

Daha üst: Ekstra

Dalga kayağı: Dalga sörfü

Dayanamak: Baston, asa

Dayatman: Despot, müstebit

Değdirgeme: Tuş (güreş)

Değerge: Puan, not

Değerlik: Hatır

Değersizcileyin: Naçizane

Değerölçüm: Tahlil (tıp)

Değersinmek: Tenezzül etmek

Değersinmemek: Tenezzül etmemek

Değertanımazcılılk: Nihilizm

Değil mi ki: Madem ki

Değinti: Temas

Değişenek: Varyasyon

Değişirli: Joker (iskambil, okey vb. oyunlarda)

Değme durumda bile: Zaten (değme=her)

Değmekişi: Herkes

Değmeleyin: Her zaman, her defasında

Delirti: Cinnet

Demirsilikli: Metal

Demirsiliksiz: Ametal

Deneç: Tester

Denence: Prova

Denetlemen: Kontrolör, kontrolcü

Deneyli bilimler, olgusal bilimler: Fen bilimleri, müsbet bilimler, pozitif bilimler

Deniz kayağı: Sörf

Denkgelesi kılmak: Nasip etmek, kısmet etmek

Denkgelesilik: Nasip, kısmet, talih, şans

Denkgelesilik oyunları: Şans oyunları, lotari, piyango

Denkgelinti: Tesadüf, raslantı

Denkserölçü: İnsaf

Devingeç: Robot

Deviteç: Motor

Dışarıca: Deplasman

Dışarılgın: Hariç

Dışarılık: Balkon

Dışarılmak: Hariç tutulmak

Dışartaç: Egzoz

Dışartık: Egzoz (gazı)

Dışlanca: Boykot

Dışra: Varoş, banliyö, periferi

Dışsoydaş: Diyaspora

Dikmetaş: Menhir

Dilce: Jargon

Dileksinme, dilekseme: Maruzat

Dilentilik: Sadaka

Dilmik dilmik: Lime lime

Dingin dineğen: Sessiz sakin

Dinlence yeri: Resort (dinlence=tatil)

Dinleşi: Konferans

Direti: İnat

Diretişmek, diretileşmek: İnatlaşmak

Dirilişme: Kıyamet

Dirimlidengelim: Biyogenez

Dirimsizdengelim: Abiyogenez (dirim=yaşam, can)

Dirimyuvar: Biyosfer

Dirliksireti: Mobbing, taciz

Diş çubuğu: Kürdan

Dişicik: Vajina

Dizde etek: Midi etek

Dizerge: Dosya

Dizilge: Sıra

Dizilger: Numeratör, q-matik

Dizinlik: Katalog

Dizinti: Satır

Diyeç: Hutbe

Diyenek: Replik

Dizinti: Satır

Doğmuk: Piç

Doğruculluk: Dürüstlük

Doğrulaşkı: Totoloji

Dokuncak: Touchpad

Doldurguluk: Form (=doldurulacak belge)

Donağı: Frosbite, perniosis

Dölgöze: Sperm(a) (göze=hücre)

Dönemdaş: Tertip (ask.), promosyon

Dönerdamga: Kaşe

Dönerge: Çark, dönme dolap

Döngülenim: Rotasyon

Dönmedik: Travesti

Dönsünme: Patinaj (=yerinde sayma, boşa dönme)

Dönü: Tur

Dönünge: Konjonktür

Dönünme: Tavaf

Dördülgen: Küp, mikap (dördül=kare)

Duramak: Nokta

Duranak, taşıt duranağı: Otopark, parkyeri

Durum durumca soruşma: Hal hatır soruşma, hoşbeş

Duymaca duyurmaca: Magazin

Duyum: Ajans, haber, havadis

Duyumalım: İstihbarat, gizli servis

Duyum duyuntu: Haber havadis

Duyumevi: Ajans

Duyumlu: Haberdar, haberli

Duyraç: Megafon

Duyusal belirti: Semptom

Düşlek, düşlemsek: Hayalci, hayalperest

Düşlem düşlek: Hayal meyal

Düşkurgu: Fantezi

Düşöykü: Masal

Düşünceyuvar: Fikriyat

Düzentanımazcılık: Anarşizm

-E-

Edilginci: Pasifist

Edilgincil: Pasifize

Edinilgemek: Mal etmek

Edinilgenmek: Mal olmak

Edinilim: Maliyet

Edininti: Mal

Egemenlik dayatma: Domine etme, tahakküm etme

Eğlenmebilir: Ehlizevk

Eğlensime: Alay, istihza, humor

Eğleşimsiz: Ekspres, transit

Eğleşke evi: Kafe, kafeterya, kahvehane, kıraathane

Ekindöver: Patoz

Ekşin: Limon

Elatman, ilişmen: Müdahil

Elbıçkısı: Testere

Elçabukçusu: Hokkabaz

Elçekinme: İstifa

Elçekinmiş: Müstafi

Elçileşim: Diplomasi

Elde akçe: Nakit

Elenek (atlamak): Tur (atlamak)

Eleverinme: İtiraf

Elkol imi: Jest

El yordamlı, el işletimli: Manuel

El yükeği: Bavul, valiz (yükek=sandık)

Elyüz imi: Jest mimik

Enazcıl: Minimal

Ergensizci: Pedofil, sübyancı

Erinç gönenç: Rahat rahat

Erişememişlik: Ukde

Erişinti: Penetrasyon, nüfuz

Erişirsiz: Mahsur

Eriyiktaş: Mağma, magma

Erkmenlik: İktidar, saltanat, sultanlık

Erksimge: Fors

Ersekçil ilişki: Fuhuş (ersek=fahişe)

Eskinti: Demode

Esneklik: Tolerans

Esner: Lastik

Esney: Jimnastik

Esrikbaş: Sarhoş

Esrinç: Vect

Esrit: Alkol

Eşdeyişleme: Parafraz

Eşeltim: Simülasyon

Eşelteç: Simülatör

Eşerli: Marke

Eşerlileme: Markaj     

Eşersiz: Demarke

Eşeygöze: Gamet (eşey=cinsiyet)

Eşeysel doyum: Orgazm

Eşeysel çekim: Seksapel

Eşeysel özdoyum: İstimna, mastürbasyon, onanizm

Eşiz, eşizleme: Kopya, nüsha, suret

Eşkarşılık: Misilleme, kısas

Eşliğe alım: Nikah

Eşmen: Dublör

Eşeşeycil: Homo, gey

Eşeysiz, eşey ayrımsız, eşeybir : Üniseks

Eşser: Abaza(n)

Etkirlik dışı: Devre dışı

Et satımevi: Kasap

Evcilleşimsiz: Vahşi, yabani

Eviçiliği: Robdöşambır

Eviçi yılkısı: Pet (yılkı=hayvan)

Evinözü: Nişasta (evin: tane, habbe)

Evliliksiz: Bekar, nikahsız

Eylemenlik: Seferberlik, kampanya

Eyleti: Harekat, operasyon

Ezgilem: Beste

-F-

Fırlanç: Depar

-G-

Geçimgüder, geçimgüdücü: Homo ekonomikus (yalnızca ekonomik güdülerle davranan kişi)

Geçinge: Bütçe

Geçinimsel uğraş: Profesyonel uğraş

Geçinmen: Profesyonel

Gelip gitmece: Trafik

Genada: Kıta

Gendeniz: Okyanus

Genel gidiş, durum duruş: Gidişat  

Gerçektenci: Ciddi

Gereksintilik: Hela, tuvalet, memişhane, W.C.

Gezişim: Turizm

Gezmece: Tur

Gezme kolluk: Devriye

Girinmelik: Plaj

Girişçe: Bilet

Gize: Şifre, password, parola, pin kodu

Gizesaptar: Şifrematik

Gizilduyum: İhbar

Gizkurul: Komita

Gizleç: Maske

Gizleyim: Takiye

Gizsoruşturman: Dedektif, hafiye

Göğelçi: Melek

Göğelmek: Havalanmak

Gökbakaç: Teleskop

Gökyazgı: Felek

Gökyuvar: Atmosfer, havaküre

Gökyuvar bilimcisi: meteorolog

Gökyuvar bilimi: Meteoroloji

Gömütçek: Tabut

Gönlüerinç: Müsterih, içi rahat

Gönlünü olurlamak: Razı etmek

Gönlüyüce: Lütufkar

Gönül çelmeleme, gönül çeler: Kur

Gönülerinci: Sefa

Gönül karartısı: Yeis

Gönülsüzcüleyin: Lütfen

Gönülsüzlenme: Naz

Gönül yüceltmesine: Lütfen

Görksüz: Çirkin (görk=güzellik)

Görseti: Tiyatro, dram(a), piyes, temsil

Görüntüçeker: Kamera

Görüntülemen: Kameraman

Görüşmece: Temas

Görüteç: Monitör

Görüşçe: İçtihat

Görüşleme: Teşrifat, kabul, resepsiyon

Gösteriş toplumu: Sosyete

Gövdebilim: Fizyoloji

Gövdelek: Organ, uzuv, aza

Gövdelem: Organizma

Gözcek: Lens, adese, mercek

Gözenekçe: Selüloit

Gözerim: Dikkat

Gözermek: Dikkat etmek

Gözgörüsü: Ufuk

Göz görüşüklüğü, göz tanışıklığı: Göz aşinalığı

Göz yordamıyla: Göz kararıyla

Göynüntü: Dert

Gözdeğmelik: Nazarlık

Gözdeğmesi: Nazar

Gözsavar: Nazarlık

Gözükmen: Figüran

Gözükü: Tezahür

Gözünde yaşançlama: Tasavvur (etme), gözünde canlandırma

Gücemcileyin: İlla ki, ille de

Gücemen: Zorba, tiran

Gücenirlenme: Sitem

Güceyici, gücetken: Ceberut, cabbar

Güdücü/Gütmen: Çoban

Güdülenti: Motivasyon

Güldürmece: Şaka, espri, latife, nükte

Güldürüce: Parodi

Gülenek: Skeç

Gülgeç: Fıkra

Gülme tutarcası: Gülme krizi

Günlev: Takvim

Güzeren ay: Eylül ayı

-I-

Isıncak: Soba

Isıntı: Hararet

Işıksar: Ampul

Işılbetiz: Fotoğraf       

Işınçlı: Fosforlu

Işır bellek: Flash disk

-İ-

İçbuyru: Nefis (örn: içbuyrusuna direnmek)

İçek: Kadeh

İçerilgin: Dahil

İçerilmek: Dahil edilmek

İçey: Çay

İçeyözü: Tein

İçil: Şurup

İçkiser: Ayyaş, bekri, alkolik

İçyeti, içyetisel: Potansiyel

İlgiçeker: Fenomen

İkicekat: Dubleks

İki eşeycil: Biseksüel

İkili kapışma, ikili vuruşma: Düello

İkit: Düet

İle dahası: Küsur

İletinim: Sinyal

İletisüzer: Antispam

İletişke: Medya

İletke: Hat (örn: telefon, boru iletkesi)

İlgilenç: Hobi

İlgilenici, ilinici: Muhatap

İlincinde: Hakkında

İlindirmek: Muhatap etmek

İliştireç: Raptiye

İlit: İsabet

İmgedevim: Animasyon (TV)

İmrensel: Hayran

İnançyayıcı: Misyoner

İncemen: Nazik, kibar, narin, nazenin, zayıf

İndirmece: Kampanya

İpini çekme: İnfaz

İrimenlik: Obezlik, obezite

İstemleme: Sipariş

İşbilgiçliği: İşgüzarlık

İşgörüm: Hizmet, servis

İşitimbilim: Odiyoloji

İş konağı: İş hanı

İşleç: Makine

İşleksel: Meşgul

İşlenç: Amel (din)

İşlenek: Müfredat

İzleşke: Stat, stadyum

İvinimsiz: Rölanti

İvince: Hız, sürat, gaz

İvince konumlayıcı: Cruise control

İvincek: Gaz pedalı

İvinceölçer: Takograf

İyemen: Efendi (iye=sahip)

İyicimen, aldangan: Saf

İyilikteper: Nankör

İyiltik: Öjenik, ıslah edilmiş

İyiltim: Islah, ıslahat, ıslah etme, revizyon, inkılap

İyiltimbilim: Öjenik

İyiltimcilik: Öjenizm

İyimsi: Matah

İzdeşçi: Mürit

İzlemece: Seyir, temaşa

İzletiçeker: Video kamera (izleti=video)

-K-

Kadınsatar: Pezevenk

Kalımevi: Otel, hotel

Kalıntıevi: Müze

Kalıtıcı: Muris

Kalıtyazı: Vasiyet, vasiyetname

Kamukolluğu: Polis

Kamuoyusalcılık: Popülizm

Kamu aydınlatısı: Kamu spotu

Kanıştırmak, kanışıklamak: İkna etmek

Kapanıkçıllık: Otizm

Kapatılım: Hapis

Kapatılga: Hapis, hapishane

Kapıtaş gömütü: Dolmen (gömüt=mezar)

Karalak, eksiçekim: Negatif, arap (fotoğrafçılık)

Karaörnek: İbret

Karasöylenti: Şaibe

Kara tasar: Kötü niyet

Karayazgı: Trajedi, facia, felaket, afet

Karıkocalık (töreni): Nikah

Kasılgı: Spazm

Karşıerk: Muhalefet

Karşı eşeycil: Heteroseksüel

Karşılaşmaevi: Stat, stadyum

Karşılaşman, yarışman: Rakip

Karşınca: İtiraz

Karşıtlı: Antagonist

Karşıtmanlık, karşıtçıllık: Muhalefet

Kaşgöz imi: İşmar

Katlantı: Cefa

Katlıca: Apartman

Katlık: Asansör

Katlıyatak: Ranza

Kapçak: Ambalaj

Karanç: Haram

Karapusu: Suikast

Karayazık: Günah, vebal

Kavray: Zeka

Kavraylı: Zeki

Kavsıl: Zar

Kayıngaç: Paten

Kayınma, buz kayağı: Patinaj

Kendileyin: Resen, bizzat

Kentligil: Burjuva

Kent uydurmacası: Şehir efsanesi

Kertelge: Çetele

Kesbirleştir: Kolaj

Kesikleme: Sansür

Kesmen: Kasap

Kılıkbetim: Eşkal

Kınamacıl, karşıtçıl: Protest

Kıpıdaş yayın: Naklen yayın, canlı yayın (kıpı=an)

Kırbetim: Peyzaj

Kırkkısınım: Çile

Kırlantı: Mesire, piknik

Kırşın: Gri

Kısaltmaca: Akronim

Kıstırmık: Sandviç

Kışkırmak: Tahrik olmak

Kıtırdak: Kraker

Kıvançlar olsun, kıvanç sunmalar olsun: Şükürler olsun

Kıvla: Trafo (kıv=elektrik)

Kıvıldak: Hologram

Kıyıçevre: Varoş, banliyö, periferi

Kıyıkonak: Yalı

Kıyım kıyılış: Kıyamet

Kıyısal: Sahil

Kıyıyar: Falez, yalıyar

Kızartaç: Fritöz

Kimlikçe: Künye

Kimse kim: Herif

Kimse nense top oynamak: İn cin top oynamak

Kimsiz: Anonim

Kipçe: Moda

Kipkuşam: Forma, üniforma

Kipgövde: Fit

Kipi kipine: Modu moduna

Kiplenç: Form, fitness

Kişice: Karakter (sin., tiy., roman)

Kişileme: Tipleme

Kişisel basınyayın: Sosyal medya

Kofrak: Gofret

Koku özü: Esans

Komutlam yazmak: Makro yazmak (bilişim)

Kongu: İşgal, işgaliye

Konuşmaca: Muhabbet, sohbet, çet (chat), diyalog, hasbihal

Konuşmaca gösterisi: Talkshow

Konuşunma: Monolog

Korakıt: Lav (Jeol.)

Korkumsatı: Şantaj, tehdit

Korkunca, korkulasılık: Tehlike

Korunca alanı: Sit alanı

Koruntu: Sigorta

Koşak: Kulvar

Koşukyazar: Şair (koşuk=şiir)

Koşulca: Şartname

Koşulsuz koşulumsuz: Kayıtsız şartsız

Koşutkıyıgen: Paralelkenar

Koyalık: Depo

Koyusurama: Kıvam

Körükmeç: Pompa

Kösnültücü: Afrodizyak

Kullanca: Ömür (nesnelerde)

Kuralaşım: Faul

Kuralsamasız: Keyfi

Kurtulucu: Survivor

Kuru bellem(ci eğitim): Ezber(ci eğitim)

Kuru bilgici: Malumatfuruş

Kurulumlu. Monte

Kurulumsuz: Demonte

Kusma sayrılığı, kusumlaklık: Bulimia nevrosa

Kuşkumsama: Paranoya

Kuşkumsar, kuşkumsamalı: Paranoit, parnoyak

Kutbakı/Gelecekbakı: Fal

Kutbetiz: İkon

Kutçekiliş: Piyango, lotari, şans oyunu

Kuteren: Derviş

Kutesin: Vahiy

Kutgizem: Mistizm, tasavvuf

Kutinanç: Maneviyat

Kutkılavuz: Mürşit

Kutneden: Hikmet

Kutsöz: Ayet

Kutyır: İlahi (yır=şarkı, ezgi)

Küçük yapı gereççisi: Nalbur, hırdavatçı

Küçürek: Mini

Küymen: Müzisyen (küy=müzik)

-M-

Mut, mutsal: Moral, keyif

Mutbilir: Ehlikeyif

Mutgün: Mürüvvet

Mutlandırıcı: Mükeyyifat

Mutsallı: Keyifli, moralli

Mutsalsızlık: Demoralizasyon

-N-

Nedenleme: Mazeret

Nitelgi: Kalite

Niyecesi: Çünkü

-O-

Oda ulağı: Bellboy

Oğulkız acısı: Evlat acısı

Okunca: Pusula, tezkere

Okuryazarsız: Ümmi

Olağansıl: Tipik

Olurgörü: Hoşgörü, müsamaha, tolerans

Omzunma: Şınav

Onay imi: Tick

Ordudışısallaşma: Sivilleşme

Ordukolluğu: Jandarma

Ordusalcılık: Militarizm

Ortaksalcılık: Komünizm

Ortak yönetke: Koalisyon

Oturga: Divan

Oynanca: Hamle (oyunlarda)

Oynanç: Rol (sin., tiy.)

Oynayalık: Saha

Oynaş kızı: Playgirl

Oynaş oğlanı: Playboy

-Ö-

Ödelge: Gişe, vezne

Öçseme: Garaz, kin

Ödenç: Ceza

Ödeş: Bedel

Ödeşsiz: Bedava, beleş, bedelsiz

Öğrenç: İbret

Öğrenmen: Kursiyer

Öğünevi: Restoran, lokanta

Öğünlük: Porsiyon

Ölçüleme: Dozaj

Öldürgeme: İdam

Öldürmece: Linç

Ölek: Ecel                 

Ölmen: Canlı bomba

Ölü korunağı: Morg

Ölü yunağı: Gasilhane

Önağırlık: Dara

Öncedenleyin: Halihazırda

Önemcil: Ciddi

Öneyin: Zaten

Öneylemek: Hazırlamak

Öneylenmişleyin: Halihazırda

Öngeçmiş: Evveliyat

Öngörüleme: Projeksiyon

Önkoruma: Hedging

Önleç: Mani(a)

Örtek: Perde

Ötetoplanak: Mahşer

Öteyuvar: Ahiret

Özdek yiyiciliği, taş toprak yiyiciliği: Allotriofaji

Özdeşi başına: Darısı başına

Özdeş onarım: Restorasyon (yapılarda)

Özdevinimlilik: Otomatizm

Özeklik/Özekçe: Üs (ask.)

Özelleme: Spesyal (yemek)

Özetkiyiş: Karizma

Özgülenmiş yol: Tercihli yol

Özgüncül: Otantik

Öz işgörüm, öz işgörümlü: Self servis

Öz korunma: Nefsi müdafaa

Özlem giderim: Nostalji

Özlem giderimli: Nostaljik

Özödeş: Amorti

Özük: Salça

Özükçe: Sos

Özümser(leştirmek): Asimile (etmek)

Özümsünmek: Temsil etmek

Özümsünüm: Temsil

Özümsünür/Özümsünmen: Temsilci

Özünç: Hak

Özünmek/Özünçlemek: Hak etmek

Özüştürmek: Mezcetmek

Özyayınkısıtı: Otosansür

Özyeteğenlik: Otarsi, otarşi, self sufficiency

Özyetmez: Aciz, zafiyet içinde

-P-

Parıldak: Maytap

Patlaç: Bomba

Patlarca: Cephane, mühimmat

Pekit: Macun

Pektirme: Reçel

Püskürtek: Sprey

-S-

Saçkesim, saçsakalkesim: Traş

Saçkesimevi: Berberhane, kuaför

Sağalsama: Izdırap/ıstırap

Sağalsar: Muzdarip, ızdıraplı/ıstıraplı

Sağaltaç: İlaç, ecza

Sağaltan: Deva, şifa

Sağlancıyla: Sayesinde

Sağlığınız olsun: Afiyet olsun

Sağlık yalıtımı: Karantina

Sağol demek: Teşekkür etmek

Sakınılası: Mekruh

Sakınılmayası: Mübah

Sakınsama: Takva, züht

Sakınsar: Zahit

Sakırdak: Parkinson

Saklava: Konserve

Salıkverim, salıkverimci: Referans

Sandırma: Takiye

Sanıltı: Zehap

Saplıç: Zembil

Saptar: Radar

Sargıç: Ambalaj

Sarıntı: Paket

Sarkıtma: Perçem, kakül

Sarkmaç: Favori (saçta)

Sarsataş: Tebelleş

Satılıkkadın: Fahişe, orospu

Satın geçimi: Pazar ekonomisi

Satınlama: Pazarlama, marketing

Satışevi: Bakkal, dükkan

Satışkondu: Büfe

Savaşmanlık: Seferberlik (ask.)

Savlanak: İddianame

Savlaş: İddia

Savunak: İstihkam

Savunsal: Defansif

Savunum: Gard

Savurasılık: Lüks (örn: öyle bir savurasılığımız ne yazık ki yok.)

Sayarga: Hesap makinesi

Sayıdoku: Sudoku

Sayılantı: Numara

Sayı imi, sayıcak: Rakam

Sayrılayıcı, sağlıkbozucu: Patojen

Sayrılıkbilim: Patoloji

Sayrı sağaltımevi: Hastane

Seçke: Menü, mönü

Seçmeceli: Alakart

Seçmecesiz: Tabldot

Segirtim: Sprint

Seğirtmen, seğirtimci: Sprinter

Seğrince: Tik

Serge: Stant

Sergilemlik, sergilemevi: Showroom

Sergilev: Fuar

Seselce: Telefon

Seslengeç: Diyafon

Sesleteç: Mikrofon

Seslik: Hoparlör

Sessiz seslemsiz: Sessiz sedasız

Sevdiceklenme: Flört etme

Sevilmen: Maşuk

Sevimduyar: Sempatizan

Sevincelmek: Şenelmek, şenliklenmek

Sevinçle kal: Hoşça kal

Sevnel: Hoş, latif

Sıçrambaç: Tramplen

Sıvaç: Mala

Sızman: Casus, ajan

Simgece: Logo

Simgelem: Formül, formülasyon

Simgeyazı: İdeogram

Sinir deprentisi: Sinir krizi

Solunak: Hava

Solunum duraksaması: Apne

Soneleme, sonlam: Final

Sonuncul: Nihai, final

Soyerkmen: Kral, padişah, şah, hükümdar, hanedan

Soyerki: Kraliyet, krallık, padişahlık, şahlık, hükümdarlık, hanedanlık

Soykalıt: Gen

Soykökensel: Etnik, ırki

Soyutlanç: Trans

Sönelme: Körelme, dumur (olma)

Söylencesel öykü, söylencesel yaşantı: Menkıbe

Söylentileme: Tevatür

Söylersileme: Playback (pleybek)

Sözdeğmelik: Nazarlık

Sözdeğmesi: Nazar

Sözdeşleme, sözdeş uyak: Cinas(-lı uyak)

Sözelti: Metin, tekst

Sözsüz anlatım: Pandomim

Sucak: Matara

Sucul toprakçıl: Amfibi

Suççektirim: Mahkumiyet, ceza

Suççektirimli: Mahkum

Su eğleşkeliği: Aquapark, su parkı

Suçgeçmişi: Sabıka

Suçumsamaz: Sosyopat

Sulağı: Havuz

Sunağan: Mükrim

Sunağanlık: İkram, keramet

Sülük balığı: Hagfish

Süprüntü küreği: Faraş

Süre dönemi: Vade

Sürgeç: Direksiyon, dümen

Sürgitleme: Devridaim

Sürtküç: Zımpara

Sürüşüm: Trafik, seyrüsefer

Sürüşüm kolluğu, ulaşım kolluğu: Trafik polisi

Süs kemesi: Hamster (keme=fare)

-Ş-

Şaşılası: Hayret

Şaşırtlama: Sürpriz

Şıpyanıt: Hazırcevap

Şişerce: Basur, hemoroit

Şişkiç: Balon

-T-

Takılmaca: Şaka, espri, latife, nükte

Taklamba: Akrobasi

Taklatıcı: Kasis

Takmaç: Aparat

Tanıevi: Klinik, muayenehane

Tanısal belirti: Sendrom

Tanıtı: Reklam

Tanıtma kesiti: Fragman

Tanıtman: Reklamcı

Tarımla: Çiftlik

Tapın: Din

Tapınbilim, tapınsal bilimler: İlahiyat, teoloji

Tapıncıl: Dindar, mütedeyyin

Tapınerki: Teokrasi, şeriat; devletin din kurallarıyla yönetilmesi düzeni

Tapınerkil: Teokratik, şeri

Tapınerksiz, tapınerksizcil: Laik, seküler

Tapıntanır: Teist

Tapıntı: İbadet

Taşgömüt: Lahit

Taşınmaz alımsatımcılığı: Emlakçılık

Taşıtev: Motokaravan

Taşıyaç: Sedye, teskere

Tatbilim: Gastronomi

Tekelce: Kartel

Tekerkmenlik: Monarşi

Tekerleme ezgi: Cingıl

Teklem: Adet, parça, tane

Teklileme: Resital

Teksit: Atom

Telce: Lif

Tel kenetleyici, kenetleç: Tel zımba

Telulaşımı: Teleferik

Tepkince: Alerji

Tepkinceleyen: Alerjen

Terimlik: Terminoloji

Tezeğen: Tez canlı

Tezirgenme: Telaş, panik

Tezlen, tezcen: Hemen, derhal

Tezöğün: Fastfood

Tıklaç: Mause

Tıklaç altlığı: Mousepad

Tırnakkeser: Tırnak makası

Tinkip: Hava, atmosfer, ambiyans

Tin iletişmeni, tin iletişimcisi: Medyum

Titrembeç: Vibratör

Toksunç: Oruç

Toplanca: Miting

Toplaşalık: Meydan

Toplucul: Topyekun

Toplumsal eğleşke: Sosyal tesis

Toplumsallaşımsız: Asosyal, merdümgiriz, mizantrop

Toplumsal onaylanırlık: Toplumsal meşruiyet

Tözek: Mineral

Tuğluk: Rütbe

Tuncarmak: Bronzlaşmak

Tutturmaca: Bahis, iddia

Tutturukçu: İddiacı

Tutun: Kira

Tutuşturak: Çıra

Tümellemek: Tamamlamak

Tümleşke: Kombina, külliye, kompleks

Türdeş ad: Cins isim

Tütek: Baca

Türce: Çeşit

Türdeşliksiz, eş dağılımsız: Heterojen

Türkgökçesi: Turkuaz

-U-

Uçkursuz, uçkursuzlu: Porno

Uçucul: Gaz

Uçucul korungacı: Gaz maskesi

Uçurak: Frizbi

Uçurtma kayağı: Kiteboard

Uğraşmaca: Meşakkat

Uğraşıntı: Meşgale

Uğratılı: Maruz

Uğurlaşım: Veda

Ulatı: Posta

Ursak: Kanser

Ursakçıl: Kanserojen

Usak: Kafa (us=akıl)

Us almaz: Mantıksız

Usa uygun, us alır: Makul, mantıklı

Usdaş: Kafadar

Uslak: Akıllı

Uslam: Zihin

Uslayış, usyapı: Mantalite, mantık

Utkıyım: İğfal, tecavüz, ırza geçme

Uttöre: Ahlak

Uygunsamama: Reddetme, kabul etmeme, veto

Uygunsamasız: Ret, reddedilmiş

Uygunsamazlık: Reddiye

Uykuluk: Pijama

Uyrukluk kimliği: Pasaport

Uzadevim: Telekinezi

Uzaduyum: Telepati

Uzailetişim: Telekominikasyon

Uzakulak: Telekulak

Uzayazım: Teleteks

Uzay dalgıcı: Astronot, kozmonot, taykonot

Uzdeyinç: Slogan

Uzlayım: Sanat

Uzlu: Profesyonel

Uzmanlaşım: Kariyer

Uztapım: Riyazet

Uzunlukölçer: Metre, mezür, mezura

Uzuntu: Metre (birim adı)

Uzyordam: Teknoloji

-Ü-

Üççekat: Tripleks

Üçgenit: Ehram, piramit

Üçgenyuvar: Koni

Üreme dönümü: Andropoz (erkeklerde), menopoz (kadınlarda)

Üretke: Santral

Üstrek: Klas

Üstünlükçü: Şoven, şovenist

Ütmece: Kumar

Ütmen: Kumarbaz

Üzeğen: Dramatik

Üzenek: Eza, eziyet    

Üzünçlük: Dram

-V-

Varlıksevercilik: Maddiyatçılık

Verildik: Nimet

Verilim: Teslim(at)

Vurak: Hedef, hedef tahtası, nişan, nişane, nişangah

Vuraklık: Nişane, nişangah

Vuruşman: Militan

Vurgut: Silah

Vuvuldak, vuğuldak: Vuvuzela

-Y-

Yadakçe: Döviz (yad=yabancı)     

Yadırganç, yadırganası: Acayip, tuhaf, garip

Yadsıman: Kafir

Yağarca: Tufan

Yağışlık: Şemsiye (şemsiye=güneşlik)

Yakaç: Fünye

Yakalamalar: Caps

Yakımevi, ölü yakımevi: Krematoryum

Yakımlama: Metabolizma

Yakınırlanma: Serzeniş

Yakıpyıkarcılık: Vandalizm

Yakışırsız: Nahoş

Yakman: Kundakçı

Yalancı sağaltaç: Plesebo

Yaldırak: Yakamoz

Yalınga: Keşişhane, manastır

Yalınımlı, yalnızcıl: Münzevi

Yalınım: İnziva

Yalıtırkap: Termos

Yalnızlıkçı: Merdümgiriz, mizantrop

Yanar: Ateş

Yanaşılık: Peron

Yandaşçıl: Tarafgir

Yanılsatı: Numara, sihir, illüzyon

Yanılsatman: İllüzyonist, sihirbaz, hokkabaz

Yan sorunsal, yan sayrılık: Komplikasyon

Yapasılık: Fırsat

Yapasılıkçı: Fırsatçı, oportünist

Yapılası: Vacip (din)

Yapıtlık özüncü: Telif hakkı

Yapışkaç: Bant, selobant, seloteyp

Yapkı: İcraat, performans

Yapkılı olarak: Bilfiil, fiilen

Yapyadırganç: Ucube

Yaradan bağrına bassın: Allah rahmet eylesin

Yaradan’a umsunma: Tevekkül

Yaradan’ın bağrına kavuşmak: Hakkın rahmetine kavuşmak

Yaradan ol eyleye, ol eylene: Amin

Yarancına: Lehine

Yargacıl: Partizan (yarga=parti)

Yargısal alımlama: Haciz

Yarımyuvar: Kubbe, hemisphere

Yarınsızcı: Derbeder, bohem

Yarışmaca: Turnuva

Yarmadoğum: Sezeryan (doğum)

Yasakaşma: İhlal

Yasaklı: Mahrem

Yasaksaymamacılık: Makyevelizm

Yasaksız: Namahrem

Yasamacıl (sistem): Parlamenter (sistem)

Yasamalı yönetim: Meşrutiyet

Yaşanga: Habitat

Yaşam kurtaran: Can kurtaran, ambulans

Yaşam kıyılası: Can feda, can kurban

Yaşanca: Ömür

Yaşanç: Can

Yaşadımsanı: Dejavu

Yatımevi: Pansiyon

Yayılışma: İstila

Yayınarkı: Kanal (TV, radyo)

Yayınkısıt: Sansür

Yazaçaçar, uçaçar: Kalemtraş (yazaç=kalem)

Yazaran ay: Haziran ayı

Yazarga: Klavye, keyboard

Yazgılamak: Nasip etmek, kısmet etmek

Yazgılanmışsa: Nasipse, kısmetse

Yazgır: Kalemşör

Yazı gereççisi: Kırtasiyeci

Yazı gereçevi: Kırtasiye

Yazı gereci: Kırtasiye

Yazılımsavar: Antivirüs

Yazınç: Kayıt

Yazıtbilim: Paleografi

Yazla: Sayfiye

Yayıltı: Şüyu

Yayınçeker: Anten

Yazgılanç: Nasip, kısmet

Yazıktırık: Grafiti, duvar yazısı

Yeğgörü: Karar

Yeğlenek: Opsiyon

Yeğlenekli: Opsiyonel, opsiyonlu

Yeğsil: Makbul

Yeğsiletmek, yeğ gördürmek: Azmettirmek (suçlarda)

Yelçekme: Fön, fönleme, fön çekme       

Yeliteç: Klima

Yelke: Paraşüt

Yelken kayağı: Rüzgar sörfü

Yeme kısıtı: Perhiz, rejim, diyet

Yenişemezlik: Beraberlik (spor)

Yereserme: Nakavt

Yerinegeçer: Veliaht

Yerkırığı bilimi: Tektonik

Yerkırıksal: Tektonik

Yerleşek: Koloni

Yerleşimli: Meskun

Yeşertken: Klorofil

Yeteğenlik erki: Meritokrasi

Yeterge: Karne

Yetişkul: Hızır

Yetmen: Muktedir

Yığınaklık: Depo

Yığmaç: Barikat

Yıkantı, yıkantılık: Duş

Yılgılatım: Tedhiş, terör

Yılgılatman: Tedhişçi, terörist

Yılgünay: Tarih

Yılkıdamı: Ahır

Yılkı yurdu: Hayvanat bahçesi

Yılkı sağaltmanı: Veteriner (sağaltman=doktor)

Yılkı sağaltımevi: Hayvan hastanesi

Yılmayıcılık: Azim

Yırbetim: Klip

Yırlam: Şan (müz.)

Yinelti: Tempo

Yite: Hiç

Yitelek etmek: Heba etmek, heder etmek, telef etmek, mahvetmek

Yitelek olmak: Heba olmak, heder olmak, telef olmak, mahvolmak

Yitesevmezlik: Nefret

Yitesilik: Risk, riziko, muhatara

Yitikli, yitinçgören: Mutazarrır, zarardide

Yitim yitinç: Zarar ziyan

Yitincine: Aleyhine

Yitinç: Kayıp, zarar, ziyan

Yitinçkes: Stoploss

Yitindirici: Zararlı

Yitirginlik: Mağduriyet

Yitkil: Kurban, felaketzede, afetzede

Yiyimseme, yiyimsenç: İştah

Yiyimsemezlik (sayrılığı): Anokresi(ya)

Yiyimseme açıcı: Aperitif

Yiyinç: Rüşvet

Yoğaltılık: Harçlık

Yoğurmuk: Hamur

Yoksulkondu: Fakirhane

Yolarkı: Şarampol

Yolbulucu: Navigasyon, navigatör

Yolcukonağı: Han, kervansaray, motel

Yontman: Heykeltıraş

Yordamcı: Tekniker, teknisyen, teknikçi

Yordamsalcı: Teknokrat

Yordamsalcıerki: Teknokrasi

Yozakçeci: Kalpazan

Yozdurucu: Dejeneratif

Yönbulucu: Pusula

Yönelge: Kıble

Yönermek: Manevra yamak

Yönerme: Manevra

Yönetke: Hükümet, kabine

Yöngüdüm, yönem: Strateji

Yönterge: Taktik

Yöntermen: Taktisyen

Yörebilim, yöre oyunları: Folklör

Yudul: Hap

Yuhlak: Berbat

Yumurtalıaş, yumurtalaç: Menemen

Yunakevi: Hamam

Yunar: Deterjan

Yunuksuz: Cenabet, cünüp

Yurtel: Memleket, sıla

Yurtelli: Memleketli, hemşeri

Yurtgeçeri: Narh

Yurttay: Devlet

Yükümsel: Zorunlu, zaruri, mecburi

Yükünçevi: Namaz (yükünç=namaz)

Yükünçleği: Namazlağı

Yüküntü: Zahmet, külfet, angarya

Yülgüç: Jilet

Yülüm: Tıraş

Yülümen, yülümcü: Berber (yülümek=tıraş etmek)

Yülümevi: Berberhane

Yüprük, yüprüntü: Panik atak

Yürekbetim: Kardiyografi

Yürek duraksaması, yürek deprentisi: Kalp krizi

Yürek ivedisi: Taşikardi

Yürüm (deviteci): Marş (motoru)

Yürüngeç: Palet (tank vb. taşıtlarda)

Yürüntü: Volta

Yüzek: Kulvar (yüzmede)

Yüzerge: Duba, şamandıra

Yüzeydeş geçit: Hemzemin geçit   

Yüz imi: Mimik

Yüz kızartısı: Rezalet, rezillik

Yüzüak: Masum

-Z-

Zıplambaç: Trambolin

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

62
0
0
Yorum Yaz