KARŞILAMACALAR (S2)
(S)
Seyyah : Gezgin
Seyyar : Gezgin, gezici, gezeğen
Sezon : Dönem, dönemce
Show : Gösteri
Showroom : Sergi evi, sergi odası
Sıfat : Önad, niteleyici, niteleme, nitelik, san
Sıhri akrabalık : Kayın/evlilik soydanlığı
Sıhriyet : Kayındaşlık
Sıla : Yurt, yurtel, yurda kavuşma
Sıla özlemi : Yurtsama/yurt özlemi
Sılaya gitmek : Yurduna/yurteline gitmek
Sınai : İşleyimsel/uransal
Sınıf : Öğrencelik (okullarda), ayrım, ulam, katman
Sicil : Kütük
Siftah : İlklem
Sihir : (Yalvı/yelvi), büyü, gözbağı, yanılsa(t)ma
Sihirbaz : (Yalvıcı/yelvici), büyücü, gözbağcı, yanılsatman
Silah : Pusat
Silindir : Yuvgu, yuvak
Silsile : Ardışım
Sima : Yüz, bet, kişi, kimse
Simetrik : Bakışımlı, bakışık
Simultane : Eşkıpılı, kıpıdaş
Sine : Göğüs, bağır, gönül, yürek
Sine-i millet : Ulusun bağrı
Sineye çekmek : (İster istemez) katlanmak
Sinema : İzlev, izlevevi
Sinerji : Olumlu etkileşim, artı güç
Sipariş : Ismarlama
Siper : Korunak, savunak, singe
Siren : Sesen
Sirkülasyon : Dolaşım, döngü
Sirküler : Genelge
Sismograf : Depremölçer
Sistem : Dizge, yöntem, düzen
Sit alanı : Değerli kalıt/kalıntı alanı
Sitayiş : Övme, övüş
Site : Yerlik, oba, konutla
Sitem : Yakınırlanma, gücenirlenme
Sivil : Uygar, uygarlıksal, yurttaşsal, ordu dışı
Sivilizasyon : Uygarlık, uygarlaşma
Sivil giyim : Özerk giyim
Sivil polis : Gizil kamukolluğu
Sivil savaş : İç savaş
Siyaset : Yönetki, yönetkibilim
Siyasetçi : Yönetkici
Siyasi : Yönetkisel, yönetkici
Skandal : Utanç, utanca
Skeç : Gülekçe
Skor : Sayı, sonuç, sayı/sonuç durumu
Skorer : Sayıcı/sayı yapıcı
Slogan : Savsöz
Sniper : Keskin atıcı/avcı, gözlekçi
Soba : Isıncak
Sofi/Sufi : (Kut)gizemci
Softa : Bağnaz, yobaz
Software : Yazılım
Solidarizm : Dayanışmacılık
Sonbahar : Güz, sonyaz
Sondaj : Burgu, örneklem(e)
Sos : Özük
Sosyal : Toplumsal, topluma girgin
Sosyalizm : Toplumculuk
Sosyal medya : Toplumsal ağ, toplumsal iletişim ağı/ortamı
Sosyal tesis : Toplumsal eğleşke
Sosyete : Gösteriş toplumu, gösteriş toplumundan olan
Sosyo : Toplumsal
Sosyolenguistik : Toplumsal dilbilim
Sömestr : Yarıyıl, dönem
Sörf : Dalga kayağı, yel/yelken kayağı, gezinme/dolanma (çevrimağ)
Spazm : Kasılım
Spektrum : Yelpaze, izge
Spekülasyon : Vurgun, kurgu, alavere
Spekülatif : Vurgunsal, kurgusal, alavereli
Spekülatör : Vurguncu, kurgucu, alavereci
Sperm : Döl, atmık, ersuyu
Spesifik : Özgül
Spesiyal : Özelleme (yemek)
Spiral : Sarmal
Sponsor : Katkıcı
Spontane : Kendiliğinden, doğaçlama, kıpıdaş, eşkıpılı
Spontaneizm : Kendiliğindencilik
Spor : Yiney (dirimbilim)
Sporadik : Tektük (görülen/olan), yaygın olmayan
Sprey : Fısfıs, püskürdek, fısfıslı, püskürtmeli, püskürük
Stabilizatör : Dengeleyici
Stabilize : Dengeli, dengeşimli, düzlenmiş
Stabilize yol : Düzlenmiş toprak yol, düzlemeyol
Stad(yum) : İzleşke/karşılaşma evi
Staj : Yetişim
Stajyer : Yetişmen
Standardizasyon : Ölçündeşme, ölçündeşlik
Standart : Ölçün, eşölçün, ölçündeşlik, tekölçün, tekdüzen
Standart : Ölçünlü, ölçündeş, bilinen
Standart ölçü : Tekdüzen ölçü
Stand by : Bekleme (konumu), yedekleme (anlaşması)
Stant : Sergilik
Star : Yıldız
Statü : Konum, saygınlık, tüzük
Statüko : Sürerdurum, konumluk
Statükocu : Sürerdurumcu, konumlukçu
Steno : İmyazım, imyazımcı
Stenograf : İmyazımcı
Stenografi : İmyazım
Step : Bozkır
Steril : Bulaşıdışı
Stil : Biçem, yordam
Stok : Yığınak
Stop : Dur, durdur
Stop : Durma, durdurma, durgu, durgulama
Stoploss : Yitinçkes
Strateji : Yöngüdüm/yönem
Stratosfer : Arayuvar
Streçfilm : Sarmalayıcı
Stres : Gerilim, gerginlik
Striptiz : Açaç, soyunma (gösterisi)
Striptizci : Açaççı, açaç kızı, soyunmacı
Stüdyo : Çalışma evi
Subjektif : Öznel, yanlı
Sudoku : Sayıdoku
Suflör : Anımsatman (tiyatro)
Suiistimal : Kötüye kullanma, yolsuzluk
Suikast : Öldürseme (girişimi)
Suiniyet : Kötücül tasar
Sulh : Barış, uyuşma
Sultanlık : Egemenlik, (soy)erkmenlik, beylik, bolluk
Sultanlık sürmek : Egemenlik (/erkmenlik/beylik) sürmek, bolluk içinde yaşamak
Su parkı : Su eğleşkesi
Surat : Yüz, somurtkanlık, soğuk davranma, çatınma
Suratsız : Somurtkan, somurtuk
Surat yapmak : Somurtmak, çatınmak
Suret : Kılık, dışyüz, betim, görünüş
Suret : Biçim, yol, yordam
Suret : (Eş)ürev
Sübut : Kanıtlanma
Süje : Özne, konu
Sükunet : Dingi, dinginlik, susku, suskunluk
Sükut : Susma, sessizlik
Sülale : Soy, uruk
Sünnet : Eretme
Sünnet : Yalvaç davranışı/uygulaması
Süreyya : Ülker, yetigen
Sürmenaj : Bitkinlik, beyin bitkinliği
Sürpriz : Şaşırtı/şaşırtmaca,
Sürpriz : Şaşırtıcı, beklenmedik
Süspansiyon : Asıltı
Sütun : Dikme, direk, dikey
Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : Türk Dili,kılavuz sözcükler
« Önceki ::